Academic literature on the topic 'Besin olarak'

Create a spot-on reference in APA, MLA, Chicago, Harvard, and other styles

Select a source type:

Consult the lists of relevant articles, books, theses, conference reports, and other scholarly sources on the topic 'Besin olarak.'

Next to every source in the list of references, there is an 'Add to bibliography' button. Press on it, and we will generate automatically the bibliographic reference to the chosen work in the citation style you need: APA, MLA, Harvard, Chicago, Vancouver, etc.

You can also download the full text of the academic publication as pdf and read online its abstract whenever available in the metadata.

Journal articles on the topic "Besin olarak"

1

Akbulut, Şeyma, and Müveddet Emel Alphan. "Besine özgü immünoglobulin g bazlı eliminasyon diyetlerinin ağırlık kaybına etkisi." Sağlık ve Yaşam Bilimleri Dergisi 2, no. 1 (2020): 11–15. http://dx.doi.org/10.33308/2687248x.202021164.

Full text
Abstract:
Beslenme yaşamın her döneminde sağlığın temelini oluşturmaktadır. Birçok insan beslenmenin sağlığa etkisi olduğunun farkındadır ve bazı beslenme alışkanlıkları besin intoleransı, alerji veya duyarlılık semptomlarına neden olabilir. Bir antijene tekrar tekrar maruz kalmak, alerjik benzeri tepkiler veya aşırı duyarlılıklar oluşturabilir. Besin duyarlılığı İmmünoglobulin G (IgG)’ye bağlı olarak gecikmeli reaksiyon göstererek ortaya çıkar. Vücudumuzun bir besine karşı bağışıklık konusunda problemi varsa, IgG oluşmaya başlar. Bu durum bağırsak fonksiyonlarını, yani sindirim sistemini etkiler ve yen
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
2

Bellikci Koyu, Ezgi, and Zehra Büyüktuncer Demirel. "Fonksiyonel Bir Besin: Kefir." Journal of Nutrition and Dietetics 46, no. 2 (2018): 166–75. http://dx.doi.org/10.33076/2018.bdd.301.

Full text
Abstract:
Fermente süt ürünleri arasında önemli bir yeri olan ve ülkemizde de geleneksel olarak tüketilen kefir, probiyotik özellikte birçok mikroorganizma içeren fonksiyonel bir içecektir. Kefir geleneksel olarak, bakterilerin ve mayaların simbiyotik olarak birlikte yaşadığı spesifik ve kompleks bir bileşime sahip olan kefir danelerinden üretilir. Kefirin mikrobiyal bileşimi ve besin ögesi örüntüsü kullanılan kültürün türü ve miktarı, kullanılan sütün cinsi, sütün bileşimi, kültür ortamı, fermantasyon süresi, fermantasyon sıcaklığı ve depolama koşullarına göre değişiklik göstermektedir. Bununla birlikt
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
3

Özbek, Tuğba, and Neşe Şahin Yeşilçubuk. "Süper Besin: Chia Tohumu (Salvia Hispanica L.)." Journal of Nutrition and Dietetics 46, no. 1 (2018): 90–96. http://dx.doi.org/10.33076/2018.bdd.292.

Full text
Abstract:
Son yıllarda oldukça dikkat çeken bir tohum olan Chia tohumu (Salvia hispanica, L.), sağlık etkileri bilimsel çalışmalarca kanıtlanmış işlevsel besin bileşenlerinden diyet posası, n-3 yağ asidi, protein ve antioksidanları yüksek miktarda içeren bir besindir. Chia tohumu (100 g) 16 - 20 g protein, 30 - 38 g yağ, 18 - 20 g n-3 yağ asidi, 34 - 40 g toplam diyet posası içerir. Son yıllarda sağlıklı besin tüketimindeki eğilimler diyet posası ilaveli, n-3 yağ asitleri ve antioksidan içeriği zenginleştirilmiş ürünler yönündedir. Chia tohumu son yıllarda Dünya’da yaygın olarak görülen kanser, diyabet,
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
4

Keser, Alev, and Esra Tunçer. "Böbrek Hastalıkları ve Mikro Besin Ögeleri." Journal of Nutrition and Dietetics 46 (July 18, 2019): 18–29. http://dx.doi.org/10.33076/2018.bdd.1167.

Full text
Abstract:
Kronik böbrek hastalıkları, farklı mikro besin ögelerinin eksikliğine ya da toksisite yaratacak düzeyde fazlalığına neden olabilmektedir. Mikro besin ögeleri düzeylerinde meydana gelen bu anormallikler çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişmektedir. Diyet kısıtlamaları ve anoreksiya bir mikro besin ögesinin yetersiz alımına yol açarken, diüretik kullanımı ve renal replasman tedavisi aşırı kayıplara neden olmaktadır. Ayrıca besin ögelerinin emiliminde değişiklikler meydana gelmekte ve metabolizmaları bozulmaktadır. Kronik böbrek hastalarının mikro besin ögesi gereksinmelerinin daha iyi anlaşılmas
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
5

Erem, Sinem, Esen Yeşil, Aydan Ercan, and Muhittin Tayfur. "Günlük Yaşamda Sıklıkla Tüketilen Çeşitli Besinlerin Etiket Bilgilerinin Değerlendirilmesi." Journal of Nutrition and Dietetics 46, no. 1 (2018): 40–48. http://dx.doi.org/10.33076/2018.bdd.286.

Full text
Abstract:
Amaç: Bu çalışmanın amacı piyasada satılmakta olan ve yüksek miktarlarda tüketilen besinlerin etiket bilgilerinin değerlendirilmesidir.
 Gereç ve Yöntem: Bu çalışma İstanbul ili sınırları içerisinde bir büyük semtte faaliyet gösteren iki büyük, üç ekonomik küçük market zincirinde yürütülmüştür. Bu marketlerde toplamda 700 besin etiketi incelenmiştir. Satışa sunulan besinler, temel besinler, atıştırmalıklar, tek başına tüketilmeyen besinler, bebek ve devam mamaları, diğer besinler olmak üzere beş grupta incelenmiştir. Besinlerin etiket bilgilerinin toplanmasında besin etiket bilgileri kayı
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
6

Özer, Emel. "Diyabette Tıbbi Beslenme Tedavisinin Uygulanması ve Diyetisyenin Sorumlulukları." Journal of Nutrition and Dietetics 47 (December 31, 2019): 5–14. http://dx.doi.org/10.33076/2019.bdd.1310.

Full text
Abstract:
Diyabet, endişe verici düzeye ulaşmış önemli bir sağlık sorunudur. Tıbbi beslenme tedavisi (TBT) diyabet yönetiminin önemli bir bileşenidir. Rehberler, TBT’nin diyabet ve beslenme konusunda deneyimli bir diyetisyenden sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. TBT, enerji hesaplamasına ve makro besin ögelerinin dağılımına odaklı olarak hazırlanmış veya önceden basılmış bir diyet listesi değildir. Besin tüketimi ve beslenme davranışının değerlendirilmesine dayalı olarak beslenme önerilerinin belirlenmesi diyetisyenin sorumluluğudur. Tedavinin sonuçları tanımlanmalı ve beslenme müdahalelerinin etki
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
7

Mahmut TEPECİK, H. Hüsnü KAYIKÇIOĞLU, N. Tuba BARLAS, et al. "Organik Pırasa Yetiştiriciliğinde Çiftlik Gübresinin Bitki Besin Elementi İçeriklerine Etkisi." ISPEC Journal of Agricultural Sciences 5, no. 2 (2021): 306–12. http://dx.doi.org/10.46291/ispecjasvol5iss2pp306-312.

Full text
Abstract:
Nüfus artışı ile birlikte gıdaya olan talep artışını karşılayabilmek adına bilimsel esaslardan uzaklaşılarak yapılan tarımsal uygulamalar sonucu çevre kirliliği problemi ortaya çıkmaktadır. Organik tarım ise gıda güvenliği ön planda tutularak toprak-su-ve biyolojik çeşitliliğin sağlığını korumayı ve sürdürmeyi hedefleyen bir tarımsal yöntemdir. Bu çalışma farklı dozlarda uygulanan olgunlaştırılmış çiftlik gübresinin, pırasa bitkisinin verim ve elementel bileşimi üzerine etkisini belirlemek amacıyla typic xerofluvent bir toprakta yürütülmüştür. Farklı dozdaki hayvan gübresi uygulamalarının pıra
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
8

Türker, Perim F. "Böbrek Hastalıklarında Klinik Nütrisyon Yaklaşımı." Journal of Nutrition and Dietetics 46 (July 18, 2019): 82–88. http://dx.doi.org/10.33076/2018.bdd.1174.

Full text
Abstract:
Kronik böbrek yetmezliği (KBY), glomerül filtrasyon hızının (GFH) böbrek işlevlerinde saptanabilir düzeyde değişikliklere neden olacak kadar kalıcı bir şekilde azaldığı durum olarak tanımlanabilir. Son dönem böbrek yetmezliği (SDBY), endojen böbrek işlevinin geri dönüşümsüz kaybı ile karakterize ve hayatı tehdit eden üremiden korunmak için hastaya devamlı olarak diyaliz veya transplantasyon gibi renal replasman tedavilerinin uygulandığı klinik tabloyu oluşturur. SDBY insidansı ve prevalansı tüm dünyada artmaktadır. Kronik böbrek yetmezliğine eşlik eden üremik sendrom iştah kaybıyla, azalmış or
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
9

Oğur, Seda. "Kurutulmuş alglerin besin değeri ve gıda olarak kullanımı." Ege Journal of Fisheries and Aquatic Sciences 33, no. 1 (2016): 59. http://dx.doi.org/10.12714/egejfas.2016.33.1.10.

Full text
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
10

Gülden Pekcan, Ayla. "Sürdürülebilir Beslenme ve Beslenme Örüntüsü: Bitkisel Kaynaklı Beslenme." Journal of Nutrition and Dietetics 47, no. 2 (2019): 1–10. http://dx.doi.org/10.33076/2019.bdd.1268.

Full text
Abstract:
Sürdürülebilir beslenme yeni bir kavram olmamasına karşın, dünya nüfusunda artış projeksiyonları ve iklim değişikliği konularına artan ilgi sonucunda günümüzde daha fazla dikkat çeker duruma gelmiştir. Gıda Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sürdürülebilir sağlıklı diyeti “Sürdürülebilir diyetler çevresel etkisi düşük olan, besin ve beslenme güvencesini ve günümüz ve gelecek nesiller için sağlıklı yaşamı destekleyen diyetlerdir” diye tanımlamaktadır. Sürdürülebilir diyetler insan ve doğal kaynakları optimize ederken; biyoçeşitliliğe ve ekosisteme saygılı ve koruyucu, kültürel olar
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
More sources

Dissertations / Theses on the topic "Besin olarak"

1

Sağlam, Meral Başaran Pervin. "Depolama aşamasında hububat ve baklagil kökenli tanelerde bulunan küfler üzerine plazma uygulamasının inhibisyon etkisi /." Isparta : SDÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, 2008. http://tez.sdu.edu.tr/Tezler/TF01222.pdf.

Full text
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles

Book chapters on the topic "Besin olarak"

1

Yüksek, Ahsen. "Marmara Denizi’nde Deniz Salyası/Müsilajı Oluşturan Sebepler." In Marmara’da Deniz Ekolojisi; Deniz Salyası Oluşumu, Etkileşimleri ve Çözüm Önerileri. Turkish Academy of Science, 2021. http://dx.doi.org/10.53478/tuba.2021.005.

Full text
Abstract:
Jelimsi canlılar veya denizanaları yüksek düzeyde bozulmuş sistemlerin göstergeleri olarak kabul edilmesine rağmen, organik madde ve mikro planktonun filtrasyonundan trofik seviyenin üst segmentlerine kadar önemli rol oynadıklarından, pelajik sistemin anahtar türleridir. Genel olarak ani ve aşırı artışları, ötrafikasyonu, kıyı dolgusu, avcılık gibi yerel ekosistem dengelerinin ani bozulması yanı sıra, iklim değişikliğine bağlı olarak tür dağılımının genişlemesi ve üreme potansiyelinin artışı ile de ilişkilendirilmektedir. Yerli olmayan jelimsi türlerin bozulmuş ekosistemlere kazara girmesi, aşırı çoğalarak ciddi sonuçlara neden olabilir. Bunu 2007’de Liriope tetraphylla türlerinin oluşturduğu ekosistem hasarı ile gördük. Günümüzde pelajik sistemin tekrar çökmesinde ise yerler türler rol oynamıştır. Yerli türlerin aşırı artışlarında rol oynayan ana etken küçük pelajik üzerindeki aşırı avcılık baskısı ve besin bolluğudur. 2018’de kaydedilen aşırı avcılığın ardından, Marmara Denizi’nde önce Salpa kolonileri ardında Rhizostoma pulmo ve Aurelia aurita türlerinde aşırı artışlar, fitoplankton ve zooplankton yoğunluğunda ise belirgin düşüş gözleniyor. Sonuç olarak, plankton üstünden beslenen balık türleri tür çekilince yerini yine plankton üstünde beslenen jelimsi canlılar alıyor. Kasım aralık ayında balıkçıların salya dedikleri oluşum başlıyor ve ardından yoğun nanoplankton çoğalması izleniyor. Böylece Marmara Denizi pelajik sistem besin akışı tamamen değişiyor. Yapılan aylık gözlemlemelerde musilaj oluşumunu tetikleyen sistemin ortamdaki jelimsi canlıların artışı ile kuvvetli ilişkisi vardır.
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
2

Aydın, Mehmet Emin. "Marmara Denizinde Müsilaj Oluşumu, Muhtemel Sebepleri ve Öneriler." In Marmara’da Deniz Ekolojisi; Deniz Salyası Oluşumu, Etkileşimleri ve Çözüm Önerileri. Turkish Academy of Science, 2021. http://dx.doi.org/10.53478/tuba.2021.003.

Full text
Abstract:
Bu çalışmada Marmara Denizi’nde 2021 Haziran ayında yoğun olarak gözlenen müsilaj probleminin muhtemel oluşma sebepleri incelenmiştir. Müsilaj probleminin daha önce görüldüğü yerlerde oluşum sebepleri, çevreye, deniz ekosistemine, ekonomiye verdiği zararlar, bu tür çevre felaketlerinin oluşumunu tetikleyen bölgedeki kirlilik yükleri, Karadeniz’den gelen kirleticiler, havza dışından gelen kirleticiler, daha önceki çalışmalardan derlenmiştir. Kirleticiler içerisinde özellikle N, P gibi besi maddeleri, pestisitler, PCB’ler, PAH’lar, PBDE’ler, ağır metaller, mikroplastikler gibi mikrokirleticilerin muhtemel etkileri önemli bulunmuştur. Mikrokirleticiler besin zincirinde birikerek bazı türlerin üreme ve çoğalmalarını engelleyebilir veya yavaşlatabilir. Besin zincirinde özellikle fitoplanktonlarla beslenen deniz kabukluları ve küçük balıkların etkisinin azalması fitoplankton sayısının N, P bakımından zengin besi maddelerinin birikimi ve sıcaklığında artmasıyla kontrolsüz çoğalmalarına sebep olur. Ayrıca planktonlarla beslenen balıkların büyük miktarlarda avlanarak ortamdan çekilmesi bu durumun etkisini artıran bir faktördür.
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
3

Özsoy, Burcu. "Deniz Yüzeyine Uzaktan Algılama Yöntemleri ile Bakış." In Marmara’da Deniz Ekolojisi; Deniz Salyası Oluşumu, Etkileşimleri ve Çözüm Önerileri. Turkish Academy of Science, 2021. http://dx.doi.org/10.53478/tuba.2021.011.

Full text
Abstract:
Doğal ve insan kaynaklı olan ve atmosferde sera etkisi yapan karbondioksitin %25’i denizler ve okyanuslarda çözünmektedir. Atmosfere oksijen sağlayan en önemli kaynaklar ise yine okyanuslar ve denizlerdir. Denizlerin sağlıklı kalması atmosferin de sağlıklı olması için önemlidir. Dünyanın akciğerleri olan denizler ve okyanuslar küresel iklim değişikliği ile beraber diğer doğal ve insan kaynaklı faaliyetlerden de olumsuz olarak etkilenmektedirler. Dünyanın %70’inden fazlasını kaplayan denizler tamamının sürekli olarak takip edilebilmesi ise yersel ölçümlerle mümkün olmamaktadır. Yer gözlemi olarak da adlandırılan uzaktan algılama (RS), nesne veya alan ile doğrudan temas kurmadan Dünya yüzeyindeki nesneler veya alanlar hakkında bilgi elde etmeyi ifade eder. Bu sebeple uydu uzaktan algılama yöntemleri büyük alanların gözlemlenmesi için kullanılmaktadır. Su kirliliği, büyük miktarlarda yabancı ve zararlı maddenin veya doğal temizlenme mekanizmaları yoluyla ortadan kaldırılamayan maddelerin suya karışmasıyla oluşur. Nehirlerin, göllerin ve kıyıların yakınında yerleşimlerin geliştiği her yerde, atık bertaraf alanlarından kayıpların ve sızıntıların olduğu varsayılabilir. Su cepheleri ve su yolları boyunca çöp, kanalizasyon ve diğer insan faaliyetinin kaynakları yerel olarak denizel alana taşınır ve yine yerel olarak alglerin ve suda yaşayan makrofitlerin büyümesine sebebiyet verir. Ötrofikasyon olarak adlandırılan, sucul ekosistemde fazla besin maddesi bulunması durumu büyümeyi tetikler ve bu büyüme hem oksijen miktarını azaltır hem de diğer etkileri ile uzun vadede ekosistemin tamamına zarar verir. Göllerin, nehirlerin, kıyı sularının, iç ve sığ denizlerin ayrıca havzaların kalitesi; çevre etkisi ile beraber ekolojik durum, rekreasyon faaliyetleri ve küresel ekonomik hizmetler üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Bu çalışmada, çevresel ve ekonomik açıdan büyük öneme sahip denizler ile ilgili olarak özellikle optik sensörlerle 2021 yılında Marmara Denizi’nde kirlenme ve su kalitesine bağlı bir çevre sorunu olarak ortaya çıkan müsilajın gözlemlenmesi ele alınmıştır. Çalışmada, uydu verilerinin yersel ölçümlerle desteklenerek, sürekli gözlemlerle su kalitesinin izlenmesini, çevre felaketleri ile ilgili bir erken uyarı sistemi geliştirilmesi önerilmektedir.
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
4

Yümün, Zeki Ünal, and Erol Kam. "Marmara Denizi’nde Müsilaj Sorunu ve Çözüm Yöntemleri." In Marmara’da Deniz Ekolojisi; Deniz Salyası Oluşumu, Etkileşimleri ve Çözüm Önerileri. Turkish Academy of Science, 2021. http://dx.doi.org/10.53478/tuba.2021.010.

Full text
Abstract:
Marmara Denizi’ne akan atıksuların taşıdığı besin maddelerinden dolayı denizde alg ve diğer fitoplanktonlar da ciddi bir çoğalma meydana gelmiştir. Alg ve diğer fitoplanktonlara bağlı olarak da Marmara Denizi’nde deniz salyası meydana gelmiş ve etkisini halen sürdürmektedir. Deniz suyunun, toplam karbon, inorganik karbon, toplam organik karbon ve toplam azot değerleri analiz edilmiştir. Deniz salyasının da toplam karbon, inorganik karbon, toplam organik karbon ve toplam azot değerleri saptanmıştır. Müsilajın pH değeri 6,70-6,94 arasında, deniz suyunun pH değeri ise 7,97-8,15 arasındadır. Müsilajın asidik, deniz suyunun ise bazik olduğu görülmektedir. Yapılan azot+fosfor deneyinde deniz suyunun pH değeri 7,13-7,25’e kadar düştüğü, müsilajda ise 6,4’e düşerek ortamın asitleştiği görülmüştür. Deniz suyunun asitliğin artışıyla birlikte elektrik iletkenliği de artmıştır. Deniz salyasının çözünmüş oksijen miktarı ölçülemeyecek kadar küçük olup, %25 tatlı su katılması durumunda oksijen değeri 1,21- 1,22 ppm’e kadar yükselmektedir. Deniz ekosisteminin korunması için denize arıtılmamış sular atılmamalı, bunun aksine Marmara Denizi’ne tatlı su veya oksijeni yüksek deniz sularının katılması, deniz ekosisteminin korunmasına katkı yapacaktır.
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
5

Öztürk, İzzet, Ebru Dülekgürgen, and Mustafa Evren Erşahin. "Marmara’da Deniz Salyası Sorunu: Tanımı, Sebepleri, Boyutları, Değerlendirme ve Çözüm Önerileri." In Marmara’da Deniz Ekolojisi; Deniz Salyası Oluşumu, Etkileşimleri ve Çözüm Önerileri. Turkish Academy of Science, 2021. http://dx.doi.org/10.53478/tuba.2021.002.

Full text
Abstract:
Bu makalede deniz salyası oluşum mekanizmaları ve olası etkenler özetlenerek Marmara Denizi’nde geçmişte yaşanan deniz salyası vakalarıyla ilgili çalışmalar kısaca irdelenmiştir. Ayrıca salya oluşumunu etkileyen hidrodinamik/oşinografik unsurlar bağlamında, Marmara Denizi’ndeki durum tanımlanmış, su bütçeleri yansıtılmış ve havzaya taşınan deşarj oranları özetlenmiştir. Havzadaki deniz suyu taşınımı ile akıntı durumu irdelenmiş, yüzey akıntılarının çok düşük olduğu su kütlelerinin bulunduğu bölgeler belirtilmiştir. Marmara Denizi ve Karadeniz arasındaki kirlilik yükü taşınımları bağlamında Karadeniz’den Marmara’ya üst akımla ve İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e alt akımla taşınan kirlilik yükleri hesaplanmış, Karadeniz’deki yüksek birincil üretimi destekleyen besi maddesi (N, P) girdilerinin esasen üst tabakaya ulaşan nehir deşarjlarından kaynaklandığı ve Marmara katkısının sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. Buna mukabil, Marmara Denizi’ne ulaşan besi maddesi/kirletici yüklerinin iki ana kaynağının Karadeniz’den gelen üst akım ve başta İstanbul olmak üzere havzadaki kentlerden yapılan atıksu deşarjları olduğu, bunların yarısından fazlasında da deşarj öncesi arıtmanın ön arıtma ile sınırlı kaldığı tespitleri yapılmıştır. Marmara Denizi su kalitesi ve ekolojik durumuyla ilgili öngörülen “daha az sıkı su kalitesi” hedefine ulaşabilmek için havzaya ulaşan kirlilik yüklerinin ulaşılabilir en yüksek düzeyde azaltımının gerekli olduğu, ötrofikasyon kontrolü için havzadaki bazı bölgelerin dikkatli izlemeye alınması ve İstanbul Boğazı hariç Marmara’ya yapılacak tüm noktasal atıksu deşarjları öncesi biyolojik C, N ve P giderimli arıtma uygulamasının gerektiği değerlendirilmiştir. Son olarak, Marmara Denizi’nde “İyi Su Durumu”nun gerektirdiği ölçüde kirlilik azaltımına yönelik çözüm önerilerine yer verilmiştir.
APA, Harvard, Vancouver, ISO, and other styles
We offer discounts on all premium plans for authors whose works are included in thematic literature selections. Contact us to get a unique promo code!